Create Your First Project
Start adding your projects to your portfolio. Click on "Manage Projects" to get started
Symbiosis with Amik Lake
Antakya, tarihsel ve kültürel katmanlarının zenginliğiyle Akdeniz havzasının en özgün yerleşimlerinden biri olmasına rağmen, son yüzyılda modern bilgi rejimlerinin dayattığı doğa-kültür ayrımının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalmıştır. 1950’li yıllarda “verimlilik” gerekçesiyle kurutulan Amik Gölü, bu ekolojik kopuşun simgesidir. 6 Şubat 2023 depremleri sonrası, zemini uygun olmayan havzaya inşa edilen havalimanı pistinin yarılması ve kente yardımların ulaşamaması, insan-merkezli müdahalelerin mekânsal ve hayati risklerini trajik bir şekilde kanıtlamıştır. “Symbiosis with Amik Lake”, bu kriz anından yola çıkarak, havzaya “ya o ya bu” ikiliğinin ötesinde; insan ve insan-olmayan öznelerin bir arada var olabildiği simbiyotik bir gelecek kurgular.
Proje, Amik Havzası’nı dinamik bir ekosistem olarak yeniden tanımlar. Tasarım süreci; bağlamı ve kolektif belleği hatırlayan (rethink), kentin afetler karşısındaki adaptasyon kapasitesini güçlendiren (resilience) ve ekosistemin kendi kendini iyileştirme yetisini (regeneration) merkeze alan üç aşamalı bir metodolojiyle şekillenir. Bu süreçte göl, karbon tutma kapasitesi, biyoçeşitliliği ve kuş göç yolları üzerindeki hayati rolüyle kentsel direncin ana öznesi olarak ele alınır.
Tasarım yaklaşımı; “etki azaltımı”, “iyileştirme”, “rehabilitasyon” ve “restorasyon” kavramlarından oluşan çapraz bir okuma matrisi sunar. Kentsel müdahalelerin doğa lehine geri çekilmesini amaçlayan bu strateji; suyun akışkanlığını geri kazandırmayı ve yerel halkın gölle kurduğu tarihsel-ekonomik bağı onarmayı hedefler. Amik Gölü’nün bir prototipini oluşturan bu onarıcı müdahale, kriz sonrası coğrafyada daha dirençli, adil ve ekolojik olarak duyarlı bir mekân üretimi için kuramsal ve pratik bir zemin sunmayı amaçlar.
Kapaktaki görsel: https://www.dha.com.tr/foto-galeri/kurutulan-amik-golu-havzasinda-depremler-sonrasi-su-yukselmesi-2217671





















